Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi
Vesellemin İsimleri
"Ümmetimin üzerine en ziyade sakındığım şunlardır: Kendilerini besleyip, karınlarını büyütürler ve çok uykuya devam ederler, ibadette tembel olurlar ve yakînleri zayıflar. Gaflete düşerler."
 
“Ey mü’minler, Allah’tan korkunuz ve sadıklar ile beraber olunuz.” Tevbe 9/119
 
 
 
 
 
Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş
» ALLAH SEVGİSİNE TALİP OLMAK

 

Allah sevgisine, Allah (c.c.) dostluğuna talip olanlar şöyle ge-rektir ki, uykusundan uyana, hemen kalbini, batınını Allahu Teala Hazretlerine yönelte ve fikrini Allahu Teala’nın emrine sarf eyleye. Allahu Teala’dan gayriye fikrini döndürmeden derhal uyandığı gibi, hemen dilini Allah’ın zikrine meşgul eyleye. Zira mürid-i sadık şu sabi çocuk gibidir ki, o çocuk neyi çok sever, hırsı tamahı niye ise, onunla uyur. Arzu, istekleri kalpte ne ise onunla uyanır. İşte kalpte niyet, arzu, maksatlar Allah zikri ve düşünceleri Allah’ın sevgisini ve Allah’ın rızasını aramak, bulmak niyetinde olmak, dualarımızda, ya Rabbi, bu ibadetler ki, zikir, namaz, Kur’an, oruç vesair ibadetlerimdeki tek istek maksadım, senin rızan ve sevgin ile sana kavuşmaktır. Arayıp bulmak istediğim sensin, senin aşkınla, senin rızandır. Allah’ım, bu arayıp bulmak istediğimiz arzu ve hacetle-rimizden bizleri boş çevirme, ya Rabbi!

İşte kalpte bunlardan gayrilerini, gayri arzuları kalpte yerleş-tirmeyip, atmak azminde olalım ve daima kalpte Allah zikri ve Allah fikrini ve Allah sevgisini ve Allah korkusunu tutalım ki, uykuya bunlarla yatıp uyandığımız zamanda, hemen kalbimize, dilimize, Allah zikri ve Allah fikri gelsin.

İşte mezara da, mahşere de bu şekilde gidelim, inşaallahu Teala. İnsana lazım olan uykudan uyandığı zaman kalbini araştırıp baka. Kasdı muradı, düşünce ve fikri nelerdir, hemen kalbe, dile Allah ve Allah zikri ve fikri mi geliyor, yoksa dünya işleri mi ve nefsin heva ve arzuları mı geliyor. Eğer kasdi arzusu ve gussası, endişesi Allah’tan gayrilere olursa, çok müşküldür. Allah’ım koru-sun. Çünkü kıyamet gününde kabirden kalktığı vakit, kalpte kastettiği, arzu ettiği murad üzerine kalksa gerektir. Onun için uykudan uyanınca, Allah’ı zikir üzere uyanıp, onun canibinden yana teveccüh eyleye, yani başkalarından Allah tarafına kaça. İşte insanın batını bunun üzerine olsa, envar-ı Rabbani gelince, bunları arıtır. Ondan sonra nefhat-ı ilahiyyenin batını barid olur. Onun üzerine maarif-i ilahi dökülse, uykudan uyandığı vakit derhal şunu okuya:

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ى اَحْيَانَا بَعْدَ اَمَا تَنَا وَرَدَّ اِلَـيْنَا اَرْوَحَنَا وَاِلَيْهِ الْبَعْثُ وَالنُّشُورُ

Ortalama gecenin en az üçte biri kalınca iktidarı olan kalkar, abdest alır, teheccüd namazı kılar, dersini çeker. Dersi yok ise, Peygamber Efendimize veya O’nun halifelerine, ahirete göçmüş olanlardan Pirimiz Abdülkadir Geylani Hazretlerine vesair büyük pirlerin ruhlarına teveccüh ve rabıta yapabilirsiniz. Bu hal üzere namazla biraz zikrullah ile meşgul olur. Sabah ezanını bekler. Mü-ezzin, Allahu Ekber deyince, sen de beraber diyesin. İkinci Allahu Ekler arasında şu duayı okuyasın:

اَللّٰهُمَّ يَا اَهْلَ الْـكِبْرِيٰٓاءِ وَالْعَظَمَةِ وَ يَامُنْتَهٰى الْجَبَرُوتِ وَالْعِزَّتِ يَاوَلِىَّ الْعَوْنِ وَالْقُدْرَتِ يَامَالِكَ الدُّنْايٰا وَالْاٰخِرَتِ سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ

“Allahümme ya ehlel kibriyai vel azameti veya muntehel ceberuti vel izzeti ya veliyyel avni vel kudreti ya maliked dünya vel ahireti semiğna ve atağna gufraneke rabbena ve ileykel masiru”

Yine müezzin ikinci Allahu Ekler dediği vakit, beraber diyesin. Ezanı beraber diyesin. Ezan tamam olunca, bilirsen ezan duasını okuyasın. Sonra sabah namazının sünnetine durup, evvel rekatında fatihadan sonra Kul ya eyyühel kafirun okuya. İkinci rekatta, fatihadan sonra kul huvallahu ahad okuya. Ondan sonra yedi kere veya on yedi kere

اَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ لِذَنْب۪ى فَسُبْحَانَ اللّٰهِ بِحَمْدِ رَ بّ۪ى

“Estağfirullahe lizembi fe subhanallahi Bi hamdi rabbiye”

Diyesin. Ve ondan sonra bu duayı okuyasın. Resulullah sal-lallahu aleyhi ve sellem sabah namazının sünneti ile farzı arasında bu duayı okurdu.

Dua şudur:

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ى اَسْئَلُكَ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِكَ تـَهْد۪ى بِهَا قَلْب۪ى وَتَجْمَعُ بِهَا شَمْل۪ى وَتَلِّمُ بِهَا شَعْث۪ى وَتَرُدُّبِهَا اُلْفَت۪ى وَتُصْلِحَ بِهَا د۪ين۪ى وَتَحْفَظُ بِهَا غٰٓائِب۪ى وَتَرْفَعُ بِهَا شَاهِد۪ى تُزَكّ۪ى بِهَا عَمَل۪ى وَتُـبَيِّضُ بِهَا وَجْه۪ى وَتـُلَقِّتُن۪ى بِهَا رُشْد۪ى وَتَعْصُمُن۪ى بِهَا مِنْ كُلِّ سُوٓءٍ اَللّٰهُمَّ اَعْطِن۪ى ا۪يمَانًا صَادِقًا وَيَق۪ينًا لَيْسَ بَعْدَهُ كُفْرٌ وَرَحْمَةً اَنَالُ بِهَا شَرَفَ كَرٰامَتِكَ ف۪ى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ اَللّٰـهُمَّ اِنّ۪ى اَسْئَلُكَ الْفَوْزَ عِنْدَ الْقَضٰٓاءِ وَمَنَازِلَ الشُّهَدٰٓاءِ وَالنَّصْرَ عَلٰى الْاَعْدٰٓاءِ وَمُرٰافَقَةَ الْاَنْبِيٰٓاءِ اَللّٰـهُمَّ اِنّ۪ي اُنْزِلُ بِكَ حَاجَت۪ى فَاِنْ قَصُرَ رَائ۪ى وَضَعُفَ عَمَل۪ى وَافْتَقَرْتُ اِلٰى رَحْمَتِكَ وَاَسْئَلُكَ يَاقَاضِىَ الْاُمُورِ وَ يَا شَاف۪ى الصُّدُورِ كَمَا تُج۪يرَ ن۪ى مِنَ الْـبُحُورِ اَنْ تُج۪يرَن۪ى مِنْ عَذٰابِ السَّع۪يرِ وَمِنْ دَعْوَتِ الثُّبُورِ وَمِنْ فِتْنَةِ اْلقُبُورِ اَللّٰهُمَّ مَا قَصُرَ عَنْهُ رَائ۪ى وَضَعُفَ ف۪يهِ عَمَل۪ى وَلَمْ تَبْلُغْهُ نِـيَّت۪ى اَوْ اُمْنِيَّت۪ى مِنْ خَيْرٍ وَعَدْتَهُ اَحَدًا مِنْ عِبَادِكَ اَوْخَيْرِ اَنْتَ مُعْط۪يهِ اَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ فَاَنَا اَرْغَبُ اِلَيْكَ ف۪يهِ اَسْئَلُكَهُ يٰا رَبَّ الْعَالَم۪ينَ اَللّٰهُمَّ اَجْعَلْنَا هَاد۪ينَ مَهْدِيّ۪ينَ غَيْرَ ضٰٓالّ۪ينَ وَلٰا مُضِلّ۪ينَ حَرْبًا لِاَعْدٰٓائِكَ وَسِلْمًا لِاَوْلِيٰٓائِكَ نُحِبُّ بِحُبِّكَ النَّاسَ وَنُـعَاد۪ى بِعَدٰاوَتِكَ مَنْ خَالَفَكَ مِنْ خَلْقِكَ اَللّٰهُمَّ هٰذَا الدُّعٰٓاءِ وَمِنْكَ الْاِجَابَةُ وَهٰذَا الْجُهْدُ وَعَلَيْكَ الـتُّـكْلٰانُ وَلٰاحَوْلَ وَلٰا قُـوَّةَ اِلّٰا بِاللّٰهِ الْعَلِىِّ الْعَظ۪يمِ اَللّٰهُمَّ يَا ذَالْجَبَلِ الشَّد۪يدِ وَالْاَمْرِ الرَّش۪يدِ اَسْئَلُكَ الْاَمْنَ يَوْمَ الْوَع۪يدِ وَالْجَنَّةَ يَوْمَ الْخُلُودِ مَعَ الْمُقَرَّب۪ينَ الشُّهُودِ وَالرُّكِّعَ السُّجُودِ وَالْمُوَّف۪ينَ بِالْعُهُودِ اِنَّكَ رَح۪يمٌ وَدُودٌ وَاَنْتَ تَفْعَلُ مَا تُر۪يدُ سُبْحَانَ مَنْ تَعَطَّفَ بِاالْعِزِّ وَقَالَ بِه۪ سُبْحَانَ مَنْ لَبِسَ الْمَجْدَ وَتَـكَرَّمَ بِه۪ سُبْحَانَ الَّذ۪ى لٰا يـَنْبَغِى التَّسْب۪يحُ اِلّٰا لَهُ سُبْحَانَ ذِى الْفَضْلِ وَالـنِّعَمِ سُبَحَانَ ذِى الْجُودِ وَالْكَرَمِ سُبْحَانَ الَّذ۪ٓى اَحْصٰى كُلَّ شَىْءٍ بِعِلْمِه۪ اَللّٰهُمَّ اَجْعَلْ ل۪ى نُورًا ف۪ى قَلْب۪ى وَنُورًا ف۪ى سَمْع۪ى وَنُورًا ف۪ى بَصَر۪ى وَنُورًا مِنْ خَلْف۪ى وَنُورًا عَنْ يَم۪ين۪ى وَنُورًا عَنْ شِمَال۪ى وَنُورًا مِنْ فَوْق۪ى وَنُورًا مِنْ تَحْت۪ى اَللّٰهُمَّ زِدْن۪ى نُورًا وَاَعْطِن۪ى نُورًا وَاجْعَلْ ل۪ى نُورًا

“Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin Allahümme inni es’elüke rahmeten min indike tehdi biha kalbi vetecmau biha şemli vetellimu biha şa’si veteruddü biha ülfeti ve tusliha biha dini vetahfezu bihe gaibi veterfau biha şahidi tuzekki biha ameli vetubeyyidu biha vechi ve tuleggituni biha rüşdi ve ta’simuni biha min külli sûin Allahümme a’tini imânen sâdigan ve yakinen leyse ba’dehu küfrun ve rahmeten enâlü bihâ şerefe kerametike fiddünyâ vel âhireti Allâhümme inni es’elükelfevze ındehu gazâi ve menâzileşşuhedâi ven  nasra alel a’dâi ve murafegatel enbiyâi Allâhümme inni ünzilu bike hâ ceti fein gasura rai ve daufe ameli veftegartü ilâ rahmetike ve es’elüke ya gâdiyel ümuri veyâ şâfissudûri kemâ tucirani minel buhûri en tucirani min azâbissairi vemin da’vetis sübûri vemin fitnetilgubûri Allahümme mâ gasura anhu rai vedaufe fihi ameli velem tebluğhu niyyeti ev ümniyyeti min hayrin ve adtehû ahaden min ibâdike ev hayri ente mu’tihi ahaden min halgıke feene erğabu ileyke fihi es’ elukehu ya rabbel alemine Allahümmec alna hediyna mehdiyyine ğayra dâlline velâ mudilliyne harben lia’dâike vesilmenli evliyâike nuhibbu bi hubbikennase ve nuâdi bi adâvetike men hâlafeke min halgıke Allahümme hazedduâi ve minkel icâbetu ve hezelcühdü ve aleykettüklânu velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil aziymi Allahümme ya zelcebelişşediydi vel emrirreşidi es’elükel emne yevmel vaidi vel cennete yevmelhulûdi maal mukarrebin eşşuhudi verrukki assucûdi velmuvvefiyne bil uhûdi inneke rahiymun vedüdün ve ente tef’alu mâ tûriydu subhâne menteattafe bil izzi ve gâle bihi subhâne menlebisel mecde vetekerreme bihi subhanelleziy lêyenbağıttesbiyhu illa lehu subhâne zil fadli venniami subhâne zil cûdi vel keremi subhânellezi ahsâ külle şey’in bi ilmihi Allahümmec alli nûran fi galbi ve nûran fisem’iy ve nûran fi basariy ve nûran min halfi ve nûran an yeminiy ve nûran anşimâli ve nûran min fevgı ve nûran min tahti Allahümme zidniy nûran ve a’tini nûran vec alli nûran”

Ve cemii meşayihin ittifakı bunun üzerinedir ki, bu duaya itikat, huzur-ı kalp ile halis niyet ile devam edenler, hiç birisi mahrum kalmadı ve hem de kalmaya, inşaallahu Teala. Bu duayı okuduktan sonra sabah namazının farzını mümkün olursa, cema-atle kıla. Mümkün olmazsa, tek de kılabilir. Sonra evradları, yani dersleri var ise, okuya ve tesbih ve duadan sonra yerinden kalkmadan şu duayı okuya. Okunacak dua budur:

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ يُو ف۪ى نِعَمَكَ وَيـُكَاف۪ى مَز۪يدَكَ نَحْمَدُكَ كُلِّهَا مَا عَلِمْنَا مِنْهَا وَمَا لَمْ نَعْلَمْ وَعَلٰى كُلِّ حَالٍ اَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ

 “Elhamdulillahi yuvafi niameke ve yukafi meziydeke nah-medüke külliha ma alimna minha vema’lem nağlem veala külli halin estağfirullahe”

Bu duaları ağır ağır tefekkür ile acele etmeyip, tecvid-i huruç-la okuyasın. Ondan sonra müsebbeat-ı aşere suresini okuya. Bir Yasin-i şerif okuya. Sure-i Vassaffat’ın evvelinden ve ahirinden okuya. Ondan sonra: (Haşir suresi ayet-18)

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ                   

 “Ya eyyühellezine amenuttegullahe... (Haşr Suresi Ayet 18’den surenin sonuna kadar okuya)”

Ahirine kadar okuya. Sonra dört kere veya iki kere ‘iza-zülziletil ardu’ suresini okuya. Sonra kul ya eyyühel kafirun suresini okuya. Bir fatiha ve elif lam müflihun’a kadar okuya. Ondan sonra Amenerresulü okuya.

Sonra:

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ

 Okuya. Üç salavat okuya. Dua ede, biraz zikrullah ile meşgul ola. İşrak vakti olunca, iki ya dört ya altı rekat işrak kıla. Bir de izavagaati suresini okuya.

Şu duayı çok sıkıntıların def’i için hulus-ı kalp ile 100 (yüz) adet veya 50 (elli) bir veya 25 (yirmi beş) adet okursa, İmam-ı Ali kerremallahu vechehu Hazretlerinin ruhaniyeti yetişir. Allah’ın izni ile sıkıntılar gider, müşküller hallolur, inşaallahu Teala. O dua şudur:

نَادِ عَلِيًّا مَظْهَرِ الْعَجٰٓائِبْ. تَجِدْهُ عَوْنًالَكَ فِى النَّوٰٓائِبِ. لِى اِلَى اللّٰهِ حَاجَت۪ى كُلِّ هَمٍّ وَغَمِّنْ سَيَنْجَل۪ى بِنُبُوَّتِكَ يَامُحَمَّدْ. بِوِلَايَـتِكَ يَاعَلِىُّ، يَاعَلِىُّ، يَا عَلِىُّ، اَدِرِكْن۪ى وَعَلَىَّ مَحْوِل۪ى.

 “Nadi aliyyen mazharil acayip tecithu avnenleke finnevaibi li ilallahi haceti külli hemmin ve gammin seyenceli Bi nübüvvetike ya Muhammed Bi vilayetike ya aliyyü ya aliyyü ya aliyyü edirikni ve aleyye mahvili”[1]

Çekme usulü toplu cemaatle olursa, edrikna, denir; tek çekilirse, edrikni denir.

Resulullah buyurmuş ki, Uhud cenginde kuyuya düştüğümde, Cebrail Aleyhisselam geldi, dedi, ya Muhammed, Ali’ye nida et, çağır, acayipleri görürsün, dediği ve çağırıp nida edince, Hazret-i İmam-ı Ali kerremallahu veche Efendimizin yetişip, Peygamber Efendimizi kuyudan çıkardı. Bu konuda sakınınız; Hazret-i İmam-ı Ali kerremallahu vechehu Efendimize bunu çok görüp, itiraz etmekten çok sakınmamızı tavsiye ederim. Çünkü buna dair deliller yazalım. Kur’an-ı Kerim’de Neml suresinde Süleyman Aleyhis-selam’ın veziri Asaf bin Berhiya’nın, Belkıs’ın tahtını kaç aylık mesafeden bir anda getirmesini düşünün. Bu olur mu demeyin. Dikkatli olun. Dilinize, itikadınıza sahip olunuz. Şu hadis-i şerife dikkat edelim:

اَنَا مَد۪ينَةٌ اَلْـعِلْمِ وَعَلِىُّ بَابُهَا

“Ben ilmin şehriyim; İmam-ı Ali kapısıdır”[2], diye buyurmuştur. İmam-ı Ali kerremallahu vechehu ve radiyallahu anhu Efendimiz varis-i ulum-ı nebevidir. Resulullah’ın ilminin vari-sidir. İlm-i ledün kapısıdır. İlm-i ledün ehlinin sultanıdır. Yine bir hadis-i şerifte:

يَا عَلِىُّ اَنَا وَاَنْتَ اَبُو هٰذِهِ الْاُمَّةِ

Yani, “Ya Ali, sen ve ben bu ümmete babayız”[3], buyururlar.

Bilal Baba Şeyhimizin sabah namazında otuz üçer tesbihleri çektikten sonra okuduğu duayı yazıyoruz:

Euzu besmele ile;

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلٰاةُ وَالسَّلٰامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ * اَللّٰهُمَّ اَجْعَلْ صَبَاحَنَا صَبَاحَ الصَّالِح۪ينَ * وَسُنَّتِنَا سُنَّتِ الذَّاكِر۪ينَ * وَقُلُوبَنَا قُلُوبَ الْخَاشِع۪ينَ * وَاَبْدٰانِنَا اَبْدٰانَ الْمُط۪يع۪ينَ * وَطَاعَتِنَا طَاعَتَ الْمُحْسِن۪ينَ * اَللّٰهُمَّ اَشْفِ مَرْضَانَا * وَمَرْضَ الْمُسْلِم۪ينَ * وَرْحَمْ مَوْتَانَا * وَمَوْتَ الْمُسْلِم۪ينَ * بِرَحْمَتِكَ يَااَرْحَمَ الرَّحِم۪ينَ * اَللّٰهُمَّ رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذٰبَ النَّارِ * اَللّٰهُمَّ رَبَّنَا يَارَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا * صَلٰوتَنَا * وَصِيَامَنَا * وَقِيَامَنَا * وَقِرٰائَتِنَا* وَرُكُوعَنَا * وَسُجُودَنَا * وَتَشَهُّدَنَا * وَتَمِّمْ تَقْص۪يرَنَا * وَلَاتَضْرِبْ بِهَاوُجُوهَنَا * اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لَنَا * وَلِوٰالِدَيْنِنَا * وَلِاُسْتَاذِنَا * وَلِمَشَايِخِنَا * وَلِى مَنْ لَهُ حَقٌّ عَلَيْنَا وَلِجَم۪يعِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ * وَالْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ * اَلْاَحْيٰٓاءِ مِنْهُمْ وَالْاَمْوٰاتِ * اِنَّكَ سَم۪يعٌ قَر۪يبٌ مُج۪يبُ الدَّعْوٰاتْ * بِرَحْمَتِكَ يَااَرْحَمَ الرَّحِم۪ينَ * وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ *

“Elhamdulillahi rabbil alemine vesselatu vesselamu ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmaine Allahümme ecal sabahana sabahas salihine ve sünnetina sünnetüzzakirine ve gulubena ve gulubel haşiiyne ve ebdanina ebdanel mutiiyne ve taatina taatel muhsiniyne Alla-hümme eşfi merdane ve merdal müslimine verham mevtana ve mevtel müslimine birahmetike ya erhamerrahimiyne Allahümme rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahireti hasaneten vegına azabennari Allahümme rabbena ya rabbena tegabbel minna sela-tena ve siyamena ve gıyamena ve gıraetina ve ruküana ve sucüdena ve teşehhüdüna ve temmim tahsirina ve tadrib biha vücuhena Allahümme agfirlena veli valideyna veli

üstazına veli meşayıgına veli cemi’il mü’minine vel mü’minati vel müslimine vel müslimati el ahya-i minhum vel envat inneke semiyun gariybun muciybet daavet birahmetike ya erhamerra-himine vel hamdulillahi rabbil alemine”

 Vakti müsait olup, okumak isteyenler, sabah namazından sonra Yasin suresi, Duhan, Hamim, İnna fetehnaleke suresi, Rahman suresi, İza Vakaat suresi, öğle namazından sonra Teba-reke suresi ve tekasür suresi, İkindi namazından sonra Amme ile Nasr suresi, üç yüz essalatü vesselamü aleyke ya Resulullah, Yatsı namazından sonra Tebareke ve Tekasür sureleri okunur. Vakti müsait olup, okumak isteyenler, bu sureleri her namazın sonun-daki faziletleri, sabah namazından sonra Yasin-i Şerif okunur ise, haceti ve duası kabul olur. Gam ve gussadan emin olur, Allah’ın izni ile. Sure-i Duhan okur ise, herkes ile iyi geçinilir. Sure-i Fethi okursa, zor ve güç işler asan olur. Sure-i Rahman cin ve peri şerrinden emin olur. Sure-i Vakıa, rızkı bol olur.

Öğle namazından sonra Mülk suresi, yani Tebareke suresi, sabah akşam okunur ise, kaza, belalardan emin olur ve azab-ı kabirden emin olur ve suali asan olur. Tekasür suresi, kabir azabından emin olur.

İkindi namazından sonra Amme suresi ve Nasr sureleri okur ise, kabri nurlu olur ve Cenab-ı Hak imanını şeytanın şerrinden muhafaza eder. Eğer üç yüz kere esselatü vesselamü aleyke ya Resulullah okur ise, çok sevgisini, mükafatını bulur. Yatsı nama-zından sonra Tebareke ve Tekasür okursa, çok tesirini, mükafatını bulur.

Şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin bu duayı sabah namazından sonra yedi kere okuyun, üzerinizde taşıyın; Allah’ın izni ile her türlü kaza belalardan muhafaza olur, kurşundan da Cenab-ı Hak korur, muhafaza eder, inşaallahu Teala.

Dua şudur: (Pirimiz Abdulkadir Geylani radıyallahuanh Efendimizin EvradıŞerif’leridir)

اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ * بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِاَعْدٰٓائِكُمْ * وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَلِيًّا * وَكَفٰى بِاللّٰهِ نَص۪يرًا * وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا * وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا * وَكَفٰى بِاللّٰهِ هَدِيًّا * وَكَفٰى بِاللّٰهِ نَص۪يرًا * وَكَفٰى اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ الْقِتَالَ * وَكَانَ اللّٰهُ قَوِيًّا عَز۪يزًا * وَكَفٰى بِاللّٰهِ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا * وَلَاحَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّابِاللّٰهِ الْعَلِىِّ الْعَظ۪يمِ *

“Bismillâhirrahmânirrahîym Vallâhu a’lemu bi a’dâ-iküm ve kefâ billâhi veliyyen ve kefâ billâhi nasîran ve kefâ billâhi hasîben ve kefâ billâhi vekîlen ve kefâ billâhi hediyyen ve kefâ billâhi nasîran ve kefallâhul mü’minine-l-gıtâle ve kânallâhu gaviyyen aziyzen ve kefâ billâhi bizunûbi ibâdihi habîyran basîyran velâ havle velâ guvvete illâ billâhil aliyyil azîym”



[1] Bu dua Pirimiz Abdulkadir Geylani Efendimiz’in Füyuzâtı Rabbaniyye Kitabında yazılıdır.

[2] Rudani, c. 5, s. 120/8691.

[3] Şerh ve Tercümei Delâili Abdulkadir Geylani (Şarih ve Mütercimi Süleyman Hasbi Efendi, Rumuzu’t-Tevhid.